Four Images

Four Images, 2004
8 mm film mixed with video
00:20:56

A mobile home is lifted onto a truck inside a harbor. The truck starts driving onto a Dutch country road, and then onto the highway. We start moving after it, drive by it, and let it pass by again. We see a married couple, with a cityscape as a background. A journey begins. Where we first followed the moving house as a physical sign of the journey, we abandon it now, and move at a faster pace from one image to another; images which all are related on different levels, to the idea of identity and belonging. We pass back and forth between scenes from different countries, cultures, and gender identities. This journey of the memory brings us to the uniformity of city housing blocks. We zoom in on an apartment block being demolished by machines; a floor is grabbed and pulled out from the house, casually dumped on a heap of rubbish. Suddenly the moving home returns; it moves away from us into the distance.

The whole sense of being, or feeling at home, and creating a sense of belonging depends on how we perceive the reality which surrounds us, and how we deal with it.

“4 İmge”

— Başak Şenova

“Çerçevelemek. Hayal olanı, zihinde kalanı, kaydedileni, görüleni, unutulmayanı fragmanlar halinde akıtmak. Fiziksel durumlara zıt zihinsel safhaların kaydını detaylara yazmak.

Hatice Güleryüz, akan görüntülerdeki zaman ve mekan bileşenlerini bir simyager misali işler. Ancak bu görüntüleri, her biri dikkatle seçilmiş/çerçevelenmiş karelerden oluşur. Her bir kare kendi içinde gelişen olay örgüsüyle çoğalır.

İzleyeni için karelerdeki detaylarla aktive olan bir iç dünyaya doğru yol alan süreçler önerir. Bu süreçte izleyen, empati yoluyla kendi içine katlanan bu iç dünyanın kuytu köşelerine gizlenemeyen, gizlenemediği için de kaydedilebilen psikolojik durumları deşifre eder. Detaylar kurgunun kendi zaman algısı içinde ön plana çıkan, defalarca pekiştirilen ögeler olarak mekan kurgusuna bir boyut daha ekler. Detayların kapladığı alan ile görüntülerin bütünü arasında bir gerilim oluşur. Detaylar bütünden kopuk yeni hikayelerin malzemesi olarak çalışır. Bütünü asla silmezler ancak bir sonraki kare için bir bellek rehberi görevi üstlenip, zihinde kalan görüntüler olarak birbirlerine eklenirler. Kendi hikayelerinin yanı sıra, birlikte inşaa ettikleri yeni cümleler bir çok hikayenin karışmasına hatta bazı durumlarda birbirleriyle yarışmasına sebep olur. Bu yeni bir gerilim kaynağını imler ve belli belirsiz, deşifre edilemeyen diğer öykü elemanlarıyla katlanır.

Fiziksel olanla, zihinsel olan, klişe olanla kendine özgü olan, sert olanla ılımlı olan, gürültü ile sessizliğin bir türlü sabitlenmiyor olması estetik mesafenin oluşmasına neden olur. Ancak oluşan estetik mesafeye rağmen, izleyen, zihinsel ve psikolojik bir bağ ile tekrarlanan, tanıdık görüntülerle birebir yüzleşmek zorunda kalır.

Çoğu kez yavaş ilerleyen, zaman zaman hızında belli belirsiz değişikliklerle izleyenin zaman algısını alt üst eden kurgusu, sesin kullanımıyla – hızındaki değişimler, kesintiler, fısıltılar, çoğu kez kameranın mekanik aksamından gelen gürültüyle- bu akan görüntülerin giderek zihinde bulanıklaşan soyut imgelere dönüşmesine yol açar. Soyutlaşan imgeler bütünü sanatçının üzerinde durduğu toplumsal ya da kişisel, zoraki ya da keyfi, acil ya da vakti geçmiş konuların görsel retoriği olarak konuşur. Bu görsel retoriklerin gösterenleri baştan aşağı politiktir. Eleştirinin klişelerin tuzağına düşmeden ve kişisel hatta oldukça duygusal bir noktadan da yapılabileceğini gösterir. Hatice Güleryüz yaşadıklarına, şahit olduklarına üreterek karşı durmaktadır -bu seçim kendi kuşağının en belirgin ortak özelliklerinden biridir.

Hatice Güleryüz’ün 2004 tarihli “4 İmge” (4 Images) isimli çalışması, çoğunlukla birbirini takip eden, yavaş çekim fragmanlardan oluşuyor. Filmin sürekliliğini ve bütünlüğünü, bu fragmanların arasında yoluna devam eden, bir araçtan diğerine yüklenen, oradan oraya taşınan seyyar bir ev sağlıyor. Bu evin peşi sıra, belleğini gezdiği topraklarda şahit olduklarıyla dolduran bir zihnin takibine girişiyor izleyen. Uzun süre seyre dalınan tanıdık imgeler, izleyenin kendi zihninde hatırladıklarından geride kalan görüntülerle birleşmeye başlıyor. Görüntü sonrası imgeler tekrar tekrar şekilenmeye başlıyor. Hangi imgenin kime ait olduğu belirginliğini yitirirken, bir yere ait olma duygusu da seyyar ev ile birlikte referansını kaybetmeye başlıyor. Beklenmedik bir zamanda sessizliği bozan reel ses, izleyeni başka bir gerçekliğe çekiveriyor. Görünenlerle, hatırlananların arasında yol alan izleyen, bir an için ara verdiği yolculuğa sessizliğin davetkar dingilligi ile devam ediyor. Evler yaşanmışlıklarından, kopuyor, yerlerinden sokülüyor, Zihindeki yolculuk devam ettikçe, aidiyet duygusu giderek uzaklaşıyor.

“4 İmge” içten içe etkisi altına aldığı izleyeninden, yaşamın çatallanan gerçeklik katmanlarını tekrar haritalandırmasını talep ediyor. Belleğin gizlediklerini aktive ederek zihnin yaşanmış olanlar için yeni kurgular kurmasını sağlıyor. Her yeni kurgu, hükümranlığı çok sürmeyecek, kırılması kolay, yeni bir tarih yazıyor.”